herekecevredernegi.sitemynet.com
ANASAYFA HUKUK SÜRECİ TÜZÜK İLGİNÇ BELGELER BASIN AÇIKLAMALARI ZİYARETÇİ DEFTERİ HEREKE TARİHİ İLETİŞİM

BASIN AÇIKLAMALARI

BASIN AÇIKLAMALARIMIZ

BASINA VE KAMUOYUNA ;

Hereke Çevre Derneği ve Hereke Halkı el ele işgal edilen sahillerimizi kurtarma yolunda kararlılıkla mücadeleye devam kararı almıştır.

Danıştay 6. Dairesi tarafından verilen nihai kesin kararla iptal edilen Nuh Çimento limanları şimdide Hereke Belediye Başkanının yetkisini aşan özel çabaları ile meşrulaştırılmak istenmektedir. Neyin karşılığında olduğu bilinmez ama, Hereke Belediye Başkanı Esener MAÇİL Hereke Halkından ve Hereke Belediye meclisinden gizli saklı Danıştayın iptal ettiği limanlar için kişiye özel yeni bir dolgu imar planı onaylayarak Hereke Halkına tarihin en büyük kötülüğünü yapmaktadır. Bu kötülüğü yaparkende Nuh çimento Limanlarının Herekeyi kirletmediğini ve Herekeye hiç bir zararı olmadığını idda edebilecek kadar gaflet içerisine düşmüşlerdir. Umarız Sayın Maçil bu yanlışından bir an evvel geri adım atar....

Hereke Halkı artık bu gidişe dur demek ve duruma müdahil olmak için ilk adımını atmış, Hereke Çevre Derneği tarafından Danıştayda açılan davaya bizzat katılmak üzere müdahale talebinde bulunmuştur. Ancak bir farkla; Hereke Belediyesi gibi Herekeyi işgal edenlerin tarafında değil. Hereke Belediye Başkanını bu tutum ve davranışından dolayı esefle kınıyoruz.

Hereke Belediye Başkanını buradan açık bir dille uyarıyoruz.

Danıştay 6. Dairesinin verdiği 28.05.2007 tarihli iptal kararlarını hafife almayın. Danıştay 6. Dairesinin verdiği 20.07.2007 günlü yürütmeyi durdurma kararını artık görmezden gelmeyin ve gereğini hiç bir mazeret uydurmaksızın derhal yapın. Kendi encümeninizin verdiği ve Kocaeli İdare Mahkemesinin kararıyla kesinleşen yıkım kararını yok saymayın. Yine Kocaeli İdare Mahkemesinin verdiği Çed İptal kararını görmezden gelerek görevinizi kötüye kullanmayın. Bizden uyarması....


HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ YÖNETİM KURULU VE KAMHANE MAHALLESİ SAKİNLERİ

HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ KURULUŞ BİLDİRİSİ

HEREKE başta olmak kaydıyla yaşamsal her türlü çevre ihlalinin önüne geçmek üzere 8 haziran 2006 tarihinde HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ kurulmuştur. HACI AKİF MAH. SÜMER CAD. NO 48 KAT 2 HEREKE adresinde faaliyet göstermekte olan derneğimizin öncelikli amacı Hereke'nin doğal kültürel ekonomik ve tarihi zenginliklerini korumaktır. Derneğimizin Yönetim kurulu Başkan İBRAHİM ARAL (öğretmen ), 2. Başkan HALİL MÜMİN ÖZAL (öğretmen), Muhasip KENAN DEĞİRMENCİ (esanaf ), Yazman HAYRİ ALTUNOK (desinatör), Üye BİLGEHAN ÖZCAN 'dan oluşmaktadır.

Hereke Çevre Derneği, Hereke halkına ve Hereke Beldesine hiç bir yararı olmayan üstelik zararı kaçınılmaz olan dayatmaların önüne geçmek için ve Bu zamana dek gaspedilen haklarımızın iadesini sağlamak için vardır. Temel ilkemiz siyaset üstü çalışarak bizden zorla alınanları geri almak olacaktır. Bu uğurda her türlü mücadeleyi vereceğimizin hem Hereke de yaşayanlar, hemde Hereke'nin haklarını gaspeden kişi kurum ve kuruluşlar tarafından bilinmesini isteriz. Artık Hereke Halkının yaşamsal sorunlarını sahiplenecek bir demokratik kitle örgütü bulunmaktadır.

Henüz yeni kurulmuş olmamıza karşın Hereke için önemli yaşamsal sorunların çözümüne yönelik hukuki adımlar atılmıştır. Bu adımları atmak için ise kimseden davetiye beklenmemiştir. Hereke için yapılması gereken ne varsa anında ve gecikmeksizin kararlılıkla yapılacaktır. Mücadelemiz her platformda ve her koşulda sürecektir. Hereke ve yakın çevresinin özellikle sanayi kuruluşlarınca kirletilmesi saltanatı bundan böyle son bulacaktır. Hereke Çevre Derneği olarak bunun kararlılığı içerisindeyiz.

Bu zamana dek Herekenin yaşamsal sorunlarını sahiplenebilecek, aktif ve sorumluluk hissi taşıyan her hangi bir demokratik kitle örgütünün olmayışı nedeniyle Hereke çiftlik gibi kullanılmış isede bundan sonra böylesi bir lükse ne siyasetçi, ne idareci nede herhangi bir sanayi kuruluşu sahip olamayacaktır. Hereke Halkını bu haklı mücadelemizde yanımızda görmek istiyoruz. Derneğimiz kurulmazdan önce başardıklarımız bundan sonraki süreçte neler yapabileceğimizin habercisidir.

ADLİ, İDARİ, SİYASİ MAKAMLARA VE SANAYİ KURULUŞLARINA

1- Hereke sahilleri cebren ve hile ile işgal edilmiştir. Bu işgal süreci hukuk dışıdır ve derhal geriye dönüşünün sağlanması gerekmektedir. Kıyı Kanunu ihlal edilerek sahillerimizn işgline onay verilmiştir. Ancak durumun takipçisi olacağımızı Hereke Halkından cebren ve hile ile alınan sahillerinin Hereke Halkına iadesi için var gücümüzle mücadele edeceğimizin bilinmesini isteriz. Bu nedenle halen Danıştayda görülmekte olan ve sahillerimizin işgal sürecini sonlandıracak olan iki davaya Hereke Çevre Derneği olarak müdahil olunmuştur. Hereke sahillerin er yada geç Hereke Halkına iadesi muhakkak surette sağlanacaktır.

2- Danıştay 6. Dairesi tarafından 22/11/2005 tarih 2005/3163 esas sayılı kararla Hereke de hukuk dışı bir yöntemle inşa edilen rıhtımlar hakkında Yürütmenin durdurulması kararı verilmiştir. Bu karar çarşıdan pazardan alınmış bir karar değildir. Danıştay gibi saygın bir adli kurum Hereke sahillerine inşa edilen rıhtımları hukuk dışı bulduğu için yürütmesini durdurmuştur. Ancak Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararına rağmen Hereke sahillerine inşa edilen rıhtımlar faaliyetlerini sürdürmektedirler. Bazı kişi ve kurumlar Danıştay kararlarını takmamakta diretmektedirler. Tavsiyemiz Danıştay kararını görmezden gelen idarecilerin en kısa zamanda bir avukat edinmeleridir. Çünkü; Bu durumun mümessilleri Anayasa 138. maddeyi ihlal suçundan yargı önünde hesap vereceklerdir.

3- Hereke sahillerine inşa edilen rıhtımların proje fazlasına ilişkin Kocaeli İdare Mahkemesince onaylanan yıkım kararının Hereke Belediye Başkanlığınca derhal ve gecikmeksizin uygulanması gerekmektedir. Kimin neyi neden beklediğini doğrusu anlayabilmiş değiliz. Ortada idari bir karar var. Bu karar Kocaeli İdare mahkemesince de haklı bulunmuş. Öyle ise yıkım işleminin derhal başlatılması gerekmektedir. Sayın Belediye Başkanımız Esener Macıl'ı görevinin gereğini yapmaya davet ediyoruz. Bu süreçten kaçış sansları malesef yoktur. Durumun takipçisiyiz.

4- Hereke Halkının asırlardır kullandığı ULUPINAR kaynak suyunun Nuh Çimento adına tescili çalışmaları başlamıştır. Hereke Çevre Derneği olarak bu utanç verici sürecede dur demek için gerekli çalışmalar tarafımızdan başlatılmıştır. İSU yetkililerini gözlerini kapalı tutmamak konusunda buradan uyarmakta yarar görüyoruz. Ayrıca Herekenin böylesi önemli bir meselesinde Hereke Belediye Başkanlığını türübünlerde görüyor olmakta açıkçası düşündürücüdür. Sayın Macıl'ı bu konuda bir açıklama yapmaya davet ediyoruz.

5- Hereke Kale mevkiine inşa edilen Ancak her yönüyle hukuk dışı olan ve Sakarya Bölge İdare mahkemesince Yürütmesi Durdurulan Su Terfi Hattı Projesine ilişkin olarakta sorumluluğu olanları uyarmakta yarar görmekteyiz. Kazıyıp talan ettiğiniz alanlar mülkiyeti 3. şahıslara ait olan Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından SİT ilan edilen alanlardır. Sorumluluğu olanların 3. şahısların mülklerine tecavüz ve sit alanlarında izinsiz kazı yapmanın hukuki durumunu bir avukata danışmalarını tavsiye ederiz. Bu konuda adli süreç başlatılmıştır.

6- Kışladüzü ve Yukarı Hereke mevkiinde faaliyet göstermekte olan taş ocaklarının her defasında 4 şiddetinde bir deprem yarattığı fakat her nedense hiç bir idarecinin bu konuda hiç bir şey yapmadığı gözönündedir. Deprem bölgesinde yaşadığımız çok çabuk unutulmuştur. Çocuklarımız ve ailelerimiz her sarsıntıdan psikolojik olarak olumsuz etkilenmektedir. Ayrıca zaten fakirlik sürecindeki kıt imkanlarla inşa edilen evlerimizin her sarsıntıdan olumsuz etkilendiği bir gerçektir. Bundan böyle bu durumun tarafımızdan adli ve idari makamlara iletileceği sorumsuzca hareket eden taş ocağı firma sahiplerinin ise bu zamana dek yarattıkları depremler nedeniyle Kışladüzü ve Yukarı Hereke de yaşayan her fert başına 2-5 milyar ortalama psikoloji bozma, korku ve infial yaratmaya yönelik tazminat ödeme hazırlığına girmelerini tavsiye ederiz. Durumdan sorumlu olan kişi ve idarecilerle ilgili cezai durum ise tarafımızdan ayrıca başlatılacaktır.

7- Hereke-Yukarı Hereke arasında henüz 2 yıl önce büyük sancılarla yapılabilen asfalt yolumuz ağır tonajlı kamyonlar tarafından Taş ocaklarından malzeme taşırken haddinden fazla yük bindirilerek bozulmaktadır. Yolda jandarma birimleri tarafından aralıksız denetim yapılıyor olmasına rağmen bu denli ağır tonajlı taşıtların trafiğe neden ve nasıl çıktığı düşündürücüdür. Ağır tonajlı araçların Jandarma denetim noktasından yüklerinin üzerine branda gerilmemiş halde nasıl geçtikleri ise kocaman bir soru işaretidir. Ancak her ne olursa olsun durumun takipçisi olacağımızı, durumu bu yönüyle adli ve idari makamlara taşıyacağımızı şimdiden belirtmekte yarar görmekteyiz.

8- Kışladüzü ve Yukarı Hereke mevkiinde faaliyet gösteren taş ocakları için alternatif yol yapım çalışmalarına başlanılmıştır. Bu yolun bir an evvel bitirilerek hizmete sokulması Kışladüzü için bir yaşamsal zorunluluktur. Ancak Çelik Köprü mevkiinden E5 karayoluna bağlantısı yapılacak olan ALTERNATİF YOLUN E-5 GİRİŞİNE KESİNLİKLE VE KESİNLİKLE KÖPRÜLÜ KAVŞAK YAPILASI ŞARTTIR. Çünkü; Batı yönünden gelen araçlar için görüş mesafesinin 50 metrenin altında olduğu, bu mesafeden ağır tonajlı kamyonların trafiğe çıkmaları esnasında korkunç trafik kazalarının oluşacağı endişesini taşımaktayız. Karayolları ilgili biriminin bu konuda üzerine düşeni şimdiden yapmasını aksi halde yaşanacak trafik kazalarının mümessili olacakları konusunda şimdiden uyarıyoruz.

9- Kışladüzü Yukarı Hereke arasında faaliyet göstermekte olan Taşocaklarının işletmecilerinin ekolojik dengeyi haddinden fazla bozdukları artık bu bölgenin daha fazla oyulmaması gerektiği, Yukarı Hereke seviyesindeki taş ocaklarının derinlik itibariyle Kışladüzü seviyesine indikleri ileride telafisi imkansız coğrafi ve ekolojik sorunların baş göstereceği gerçeği karşımızdadır. İl Çevre ve Orman Müdürlüğünü bu konuda ciddi olarak uyarmakta yarar görmekteyiz. Zira taş ocağı işletmecilerinin kiraladıkları orman arazilerini terkederken tekrar eski haline dönüştürerek bırakması kanuni bir zorunluluktur. Bu denli büyük bir harfiyatı taş ocağı işletmecilerinin yerine getirebileceklerine hiç inanmadığımızdan faaliyet göstermekte olan taş ocaklarının ekoloıjik dengeyi daha fazla tahrip etmeden derhal faaliyetlerinin noktalanarak kendilerine oyacak başka bir memleket bulmaları zorunluluğu bulunmaktadır. Dahası terk edilmiş taş ocaklarının da işletmecisi olan kişi ve kuruluşlarca derhal doldurulması şarttır. Hereke Çevre Derneği olarak durumun takipçisi olacağız.

10- Bulunduğumuz coğrafyanın ekolojisini bozan bir diğer bir kuruluş olan Nuh Çimento Fabrikasınında bundan böyle Herekenin ekolojisini bozmaması gerektiğini anlamasının zamanı çoktan gelmiştir. Koskoca bir dağı devirdiklerini bu dağı aynı yerine koymakla mükellef olduklarını vatandaşların arazilerini satın almak suretiyle bu sorunu çözmesinin mümkün olmadığını, şu anda kullandığı hazine ve orman arazilerinin içinin tamemen boşaltılmış olması nedeniyle ileride tekrar gerisin geriye bu alanları doldurmak zorunda olduğu gerçeği karşısında artık bunda böyle fabrikalarına yapacakları ek tesisleri Kaseri civarına inşa etmeleri gerektiğini belitmekte yarar görmekteyiz. Kanserojen içerikli aspesli toprakların açık alanlardan ve fabrika bacasından yayılarak bağ ve bahçeleri kuruttuğu Hereke de yeşil adına fazlaca bir şey kalmadığı, tarihi ve eşsiz güzelliği ile övünülecek olan beldemizin toz deryasına döndüğü , dahada kötüsü artık beldemizdede kanser vakalarının yaygınlaştığı gerçeği karşısında Hereke Çevre Derneği üzerine düşeni elbette yapacaktır.

11- Herekemizin yine önemli ve yaşamsal sorunlarından biriside E-5 karayolundan Herekeye giriş ve çıkışların yapıldığı Tekel noktası ile Kışladüzü yolunun E-5 ile kesistiği petrol istasyonu mevkiinin trafik akışı yönünden problem oluşturduğu artık bundan böyle bu iki noktayı birlikte karşılayacak çok amaçlı bir köprülü kavşağın yaşamsal bir ihiyaç olduğunun karayolları ilgililerince anlaşılması ve sık sık ölümcül kazaların oluştuğu bu noktalardaki trafiğin rahatlatılması zorunluluğu bulunmaktadır.

12- Herekeye 1843 yılından bu yana hayat vermiş olan eski adıyla Fabrıkayu Humayun yeni adıyla Sümerbank yünlü dokuma Fabrikası Özelleştirildiği günden beri beceri yoksunlarınca hiç bir işe yaratılmamış ve ahtıl bir durumda beklemeye alınmıştır. Sümerbank özelleştirmesi ile Herekenin hayat damarları kurutulmuştur. Hereke 'ye hayat veren bu kuruluşun tekrar eski görkemli günlerine kavuşabilmesi için Hereke Çevre Derneği olarak üzerimize düşeni yapma kararlılığı içerisindeyiz.

13- Hereke Belediyesi tarafından Belediye otobüs hatlarının özel halk otobüslerine devrinden sonra Hereke Halkı ulaşım konusunda büyük sıkıntılar çekmektedir. Özel halk otobüslerinin tıka basa yolcu alması ve bu durumun alternatifinin olmayışı nedeniyle insanlarımız özel halk otobüslerinin insafına terkedilmiş durumdadırlar. Sadece ve sadece ücret ödemeden Belediye otobüslerini kullanmak isteyen uyanıkları cezalandırmak adına ''Sat Kurtul'' mantığının halkımıza yaşattığı bu sürece seyirci kalmama kararlılığı içerisindeyiz.

14- Bilindiği üzere nakliye söktörü beldemizdeki en önemli sektör durumundadır. Bu nedenle özellikle Kışladüzü mevkiinde 10 metre arayla devasa bir kamyona rastlamak mümkündür. Kentin içerisine gelişigüzel park edilmiş kamyonlar nedeniyle kent içi trafik akışı zorlanmakta daha da kötüsü mahalle aralarında oynayan çocuklarımız acı ama gerçek ölümle burun buruna oyun oynamaktadırlar. Bu nedenle bu zaman dek sayısız insanımızı bu uğurda kurban verdiğimiz gerçeği karşısında hala 15 yaşındaki çocukların ellerine bu kamyonların teslim edilmesi artık son bulmalıdır. Hereke Belediyesinin Kamyonların kent dışında bir kamyon parkı oluşturması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu konunun da takipçisi olacağınızı şimdiden ifade etmekte yarar görüyoruz.

Herekenin sorunlarını sıralamakla bitmeyeceğinin bilincinde olarak Hereke Çevre Derneği olarak öncelikli yaşamsal sorunların çözümü yönünde hareket etmek, mecburiyeti vardır. Bu nedenle ilk önceliklerimizi sıralamış olduk. Hereke de yaşayan ve çevre bazında şikayeti olan kişilerin derhal bizimle temasa geçmesini durumu bizlere iletmeleri halinde çözümü yönünde çaba harcanacağını ifade etmek isteriz. Diğer yandan Komşumuz olan beldelerin çevresel yaşamsal sorunları bizimde sorunumuzdur. Komşumuz olan beldelerdeki her türlü çevresel aktiviteyi destekleyeceğimizi de buradan bildiririz.

Saygılar sunarız.

Hereke Çevre Derneği
Yönetim Kurulu
30/07/2006









HEREKE ÇEVRE DERNEĞİNDEN BASINA VE KAMUOYUNA,

DESA Madencilik tarafından Körfez ilçenin yamaçlarına açılmak istenen taş ocaklarını Körfez İlçenin idam fermanı olarak görmekteyiz.

Körfez İlçeye açılması düşünülen 280 hektarlık taş ocağı projesi her yönüyle hukuk dışıdır ve kabülü mümkün değildir. Çevre Bakanı Pepe ve Enerji Bakanı Hilmi Güler'in derhal istifa etmesi gereklidir. Bu tam anlamıyla bir skandaldır. Desa Madencilik ve Pepe 80.000 den fazla insanın yaşadığı bir ilçenin yamaçlarına bu denli acımasızca ve bu denli cehalet örneği bir projeyi oldu bittiye getirerek yapabileceklerini sanıyorlarsa aldanıyorlar.

Körfez İlçe yamaçlarına yapılmak istenen taş ocaklarını AKP adına utanç verici buluyoruz. AKP yi ve Bakan Pepe'yi bu utanç verici durumun mümessilleri olduğu için şiddetle kınıyoruz. Bu haksız projenin her zaman karşısında olacağımızı ve Körfez Halkının yanında sonuna kadar mücadele edeceğimizi Bakan Pepe ve AKP nin bilmesini istiyoruz.

Ancak; taş ocakları konusunda Körfez Belediye Başkanı Sayın Pehlivanın samimiyetinden kuşku duymaktayız. Aynı yörede bulunan ve Belediyenin asfalt şantiyesi için malzeme üreten mevcut ocakta Körfez için sakıncalıdır. Sayın Pehlivanın önce bu ocağı kapatarak işe başlaması samimiyetinin ispatı olarak gerekli görüyoruz.

Diğer yandan Seramik fabrikası civarına yapılması düşünülen rıhtım ve Evyap depolama tesisleride en az açılması düşünülen taş ocakları kadar sakıncalı projelerdir. Sayın Pehlivan gerçekten Körfez halkını düşünüyorsa bu projelerin de karşısında olması gerekir. 17 ağustos felaketinde infilak etme aşamasına gelmiş bir Tüpraş gerçeği yaşamış olan kente benzer tesislerin fay hattı üzerine kurulması taş ocaklarından daha sakıncalıdır. Sayın Pehlivan tavrında gerçekten samimi ise derhal AKP den istifa etmesi gerekir.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin suskunluğu da kaygı vericidir. AKP ye ait olan ''Dilovasını insansızlaştırma ve sanayiye terk'' projesinin bir örneğinin de Körfez İlçe için planlandığını görmekteyiz. Yaşadığımız kenti AKP nin rantiyecilerine terk edeceğimizi düşünenler büyük yanılgı içerisindedirler.

Hereke Çevre Derneği olarak Körfez Halkının yanında yer alacağımızı, Körfez halkını bu haklı mücadelelerinde sonuna dek destekliyeceğimizi Körfez Yamaçlarını AKP nin rantiyecilerine yedirmeyeceğimizi basının ve kamuoyunun bilgisine sunarız. 29/08/2006

Hereke Çevre Derneği
Yönetim Kurulu






BASINA VE KAMUOYUNA,

Hereke sahillerinin işgal sürecine geçte olsa Danıştay 6. Dairesince dur denilerek, Hereke Halkı lehine tarihi bir fırsat yakalanmıştır. Ancak; Nuh Çimentoya ait 198 metre ve 145 metrelik ek rıhtımlara ilişkin Danıştay 6. Dairesinin 22/11/2005 günlü yürütmeyi durdurma kararı aradan geçen koskoca bir yıla rağmen hiç uygulanmamıştır. İdari makamların tümü kör sağır ve dilsizleri oynamışlardır.

Acaba bu kararın uygulanmamasında Sayın Muharrem Eskiyapanın AKP milletvekili oluşumu etkilidir.? Yoksa Nuh Çimentonun sahibi olan Milletvekili Muharrem Eskiyan'ın AKP li oluşu, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının AKP li oluşu Büyükşehir Belediyesi ve Hereke Belediyesininde AKP li oluşu nedeniyle siyasi bir işbirliğine mi gidilmiştir.

T.C. Anayasası 138. maddesi yargı kararlarının idarece geciktirilmeksizin yerine getirilmesini hükme bağlamıştır. Fakat görülen o ki hiç bir idari makam Anayasa 138. maddesindeki sorumluluğu üzerine almamış ve Danıştay'ın vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararı boşlukta bırakılmıştır. Oysaki Danıştay Türkiyenin en önemli davalarının görüldüğü yargı yeridir. Danıştayca verilen Yürütmeyi durdurma kararı çarşıdan pazardan alınmış herhangi sıradan bir karar değildir. Yürütmeyi durdurma kararının ne anlama geldiğini bilmeyen idarecilerin bir hukukçuya danışmalarını ileride sanık sandalyelerinde hesap vermek zorunda kalmamaları için özellikle tavsiye ederiz.

Danıştay kararının uygulanması görevi, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından 12/12/2005 tarih ve 11949 sayılı yazıyla Kocaeli Valiliğine yükletilmiştir. Kocaeli Valiliğince 05/01/2006 tarih ve 79 sayılı yazı ile Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığına ve Körfez Kaymakamlığına bildirilmiş, Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Körfez Kaymakamlığınca da alt idari makam olarak Hereke Belediye Başkanlığına Danıştay kararının uygulanması görev ve sorumluluğu verilmiştir.

Danıştay tarafından verilen Yürütmeyi Durdurma kararının 1 yıl boyunca uygulanmamış olması utanç verici bir durumdur. Hukuk devleti kavramının içi boşaltılmakta ve bu hepimizin gözü önünde cereyan etmektedir. Gözümüzün içine baka baka Danıştayca verilen yürütmeyi durdurma kararının hiç bir işlevi ve anlamı yoktur şeklinde düzeysiz bir tavır sergilenmektedir. Hukuk tanımayan Nuh Çimento gündüz vakti, herkesin gözleri önünde, yürütmesi durdurulan rıhtımlara gemi yanaştırıp 3. şahışlara tomruk ve kömür sevkiyatı yapmaktadır. Hereke Belediyesi encümen kararıyla sözkonusu limanlar için 4 ayrı mühürleme işlemi olmasına rağmen Nuh Çimento tarafından ''mühür bozma suçunun'' alenen işlenmesi açıkçası Nuh Çimentonun kendisini yasaların üzerinde gördüğü anlamına gelmektedir. Bu durumun tarafımızdan kabulü mümkün değildir.

Danıştay kararını uygulamakla görevlendirilen Hereke Belediye Başkanlığına Danıştay kararının gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini 2 kez yazılı olarak bildirmiş isek de '' konu hakkında Körfez Cuhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur'' şeklinde ciddiyetten uzak hiç bir anlamı ve işlevi olmayan cevaplarla durum geçiştirilmiştir. Son olarak 02/10/2006 tarihinde verilen bu cevabla birlikte CEMTEX VENTURE adlı HONG KONG bandralı gemi ve KEREM HANTAL adlı İSTANBUL bandralı gemiler yürütmesi durdurulan rıhtımlarda sevkiyat yapmakta idiler. Danıştay kararını uygulamakla görevlendirilenler kör olabilirler ama bizimde kendileri gibi kör olmamızı hiç bir zaman beklemesinler.

Danıştayca verilen Yürütmeyi durdurma kararını uygulamakla görevlendirilen Hereke Belediye Başkanı Sayın Esener Macıl'ı görevinin gereğini yapmaya ve Anayasayı ihlal etmekten vazgeçmeye davet ediyoruz. Birilerinin Anayasa ihlalinin ne anlama geldiğini Sayın Macıl'a anlatmasının zamanı çoktan gelmiş ve geçmiştir. Nuh Çimentoya yaranmaya çalışmanın Herekeye hiç bir faydası yoktur. Hereke sahillerini Nuh Çimentoya peşkeş çeken geçmiş dönemin kirli uygulamalarını sahiplenmekle ve üzerini kapatmaya çalışmakla hiç bir yere varamayacağını Sayın Macıl'ın anlamasını umut ediyoruz.

Hereke Çevre Derneği olarak bu zamana dek sözlü ve yazılı uyarılarımıza rağmen Danıştay tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararını uygulamamakta direnen Hereke Belediye Başkanı Esener Macıl hakkında ve Danıştay kararını ihlal etmekte direten Nuh Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Atalay Şahinoğlu hakkında adli süreci başlatacağımızı şimdiden bildiririz. Hereke Halkının yürütmeyi durdurma kararına rağmen kömür tozu solumaya mahkum edilmesinin hiç bir açıklaması olamaz. Hereke Halkına yutturulan kömür tozu ve yasa dışı inşa edilen rıhtımlar nedeniyle de tazminat davası açacağımızı, Hereke de yaşayan her fertin tazminat talebinde bulunabileceği başta Hereke Halkı olmak üzere basına ve kamuoyuna önemle duyurulur.

HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ
YÖNETİM KURULU







KAMUOYUNU KİM YANILTIYOR....?

Hereke Belediye Başkanı Sayın Esener Macıl 10/10/2006 tarihli Kocaeli Demokrat gazetesinde yayınlanan açıklamasında Hereke de bulunan 198 metre ve 145 metre ek rıhtımların Danıştay tarafından yürütmesinin durdurulmadığını, 198 ve 145 metrelik rıhtımlara ait planların yürürlüğünün devam ettiğini, Hereke Çevre Derneğinin halkı yanlış bilgilendirdiğini idda etmiştir.

Hereke Çevre Derneği beldemizi beton yığınına çeviren kıyılarımızı, yeşil alanlarımızı, suyumuzu, toprağımızı rant uğruna talan eden, Hereke Halkını kömür ve çimento tozu solumaya mahkum eden, kişi ve kurumlara karşı demokratik ve hukuki süreçleri başlatmıştır. Derneğimiz kurulduğu günden beri Hereke Halkına ve Kocaeli kamuoyuna gerçekleri söylemiş, her koşulda da söylemeye devam edecektir.

Yayınladığımız belgeler kimin neyi çarpıttığını net olarak ortaya koymaktadır. Yorumu sağduyulu kamuoyuna bırakıyoruz.

Sayın Macıl'ın yasal yollara başvurma yönündeki açıklamalarını da büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Böylelikle Anayasayı, yasaları, kimlerin ihlal ettiği ve kamuoyunu kimin yanılttığı ortaya çıkacaktır.

Yürütmesi Danıştay 6. Dairesi tarafından durdurulan 198 ve 145 metrelik ek rıhtımlarda yükleme ve boşaltma yaptıran, Hereke halkına kömür ve çimento tozunu reva gören, rıhtımlara 80 metre mesafede ki okullarda öğrenim gören binlerce öğrencimizi çevre ve gürültü kirliliğine mahkum eden Nuh Çimento yöneticilerini ve Danıştay kararını uygulamadığı halde Hereke Çevre Derneğini yalancılıkla itham eden Hereke Belediye Başkanını Esener Macıl'ı esefle kınıyoruz.

ESASA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ.

Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Nuh Çimento yararına onayladığı üç farklı plan mevcuttur. 15/06/2000 tarihli 198 metrelik rıhtıma ait plan, 09/09/2003 tarihli 145 metrelik rıhtıma ait plan ve son olarak 27/01/2005 tarihli özel af niteliğindeki proje fazlalıklarına ait plan.

Nuh Çimento limalarıyla ilgili 2 farklı yürütmeyi durdurma kararı bulunmaktadır.

1- Üyemiz Hayri Altunok tarafından, Bayındırlık ve İskan Baklanlığı aleyhinde açılan, 15/06/2000 tarihli 198 metrelik ek rıhtıma ait planın, 09/09/2003 tarihli 145 metrelik ek rıhtıma ait planın ve son olarak 27/01/2005 tarihli özel af niteliğindeki proje fazlalıklarına ait planının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açtığı dava neticesinde Danıştay 6. Dairesinin 2005/3163 esas ve 22/11/2005 günlü yürütmeyi durdurma kararı. Karar örneği Sayın Macıl'ın elinde mevcuttur.

2- Hereke Belediye Başkanlığınca, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 27/01/2005 günlü 5.000 metre kare büyüklüğündeki özel af niteliğindeki planınım iptaline yönelik açtığı dava neticesinde Danıştay 6. Dairesinin almış olduğu 2005/1904 esas ve 09/11/2005 tarihli yürütmeyi durdurma kararı,

Sayın Macıl kendilerinin aldığı sadece 5000 metrekareyi kapsayan yürütmeyi durdurma kararını var saymakta, fakat toplamda 35.000 metrekareyi kapsayan üyemizin açtığı dava neticesinde alınan yürütmeyi durdurma kararını yok saymaktadır. Üstelik Yürütmeyi durdurma kararının uygulanması için Belediye Başkanı sıfatıyla atmış olduğu imzalara ve başlatmış olduğu işlemlere rağmen. Sayın Macıl'ın bu tavrıyla ne denli komik durumlara düştüğünü kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

Diğer yandan

1- Başbakanlık Denizcilik Müşteşarlığı Deniz Ulaştırması Genel Müdürlüğünün 23/03/2006 tarih ve 3789 sayılı yazısıyla 198 metre 145 metre rıhtımların İŞLETME İZNİ ASKIYA ALINMIŞTIR. Sayın Macıl'da bu belge mevcuttur.

2- Yine Üyemiz Hayri Altunok tarafından açılan dava neticesinde Kocaeli İdare mahkemesince 2004/627 esas ve 5/5/2006 tarihli kararla 145 metre ek rıhtıma ilişkin ÇED kararı iptal edilmiştir. Çed kararı olmayan bir limanın ruhsatı da olmaz iskanı da olamaz. Gemi de yanaşamaz. Bu da Sayın Macıl'ın bilgisi dahilindedir.

3- Hereke Belediyesi Encümen kararıyla 145 metre ek rıhtımın ve 198 metre ek rıhtımın proje harici bölümleri için yıkım kararı alınmış ve toplam 145 milyar TL para cesası kesilmiştir, Nuh çimento tarafından yıkım kararının ve kesilen para cezasının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Kocaeli İdare Mahkemesinde açılan dava neticesinde 22/03/2006 tarih 2004/1545 esas ve 2006/623 sayılı kararla yıkım kararı ve para cezası kesinleşmiştir. Karar Hereke Belediyesinde mevcuttur.

Sayın Macıl Hereke Çevre Derneğini hedef alarak rengini ve tarafını belli etmiştir. Hereke Halkının haklarının iadesi için mücadelemiz her platformda devam edecektir.

Basının ve Kamuoyunun bilgisine sunulur.

HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ
YÖNETİM KURULU







YUVACIK SUYU KURUDU

Yuvacık barajının suyu bitmek üzere olduğundan ve ileriki yıllarda da aynı sıkıntılar yaşababileceğinden ''HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ OLARAK ULUPINAR KAYNAK SUYUNUN DERHAL HEREKE HALKINA DAĞITILMASINI İSTİYORUZ''

Hereke Halkının asırlardır içme suyu olarak kullandığı Uluğınar kaynak suyu 2001 yılında Hereke Belediyesi ile İSU arasında imzalanan protokolle İSU 'ya devredilmiştir. İsu Ulupınar suyunu arıtıp Hereke Halkının hizmetine sunacağı yerde Yuvacık barajının açıklarını kapatmak için Yuvacık suyunu 30 km mesafeden taşıyıp Hereke Halkına fahiş fiyatla satma yoluna gitmiştir. Ulupınar suyunu arıtacak arıtma tesislerine sahip çıkılmamış dönemin Belediye başkanınca söktürülüp ona buna dağıtılmasına da göz yumulmuştur. Bununlada kalınmamış, Ulupınar suyunun doğduğu arsanın Nuh Çimento tarafından özelleştirme adı altında satın alınmasını seyretmiştir. Devletin hüküm ve tasarrufunda olması Anayasa hükmü olmasına rağmen Ulupınar suyu 3. şahısların mülkiyeti haline getirilmiştir. Bu şaibeli satışa ne İSU nede Hereke Belediyesi ses çıkarmamıştır.

Dahada kötüsü, Hereke Halkına fahiş fiyattan Yuvacık suyu satılırken İSU ile Nuh Çimento özel bir anlaşma yaparak Ulupınar suyunu çok cüzzi bir fiattan satın almaktadır. Dahada ileri gidilmiş hiç bedel ödemeden Ulupınar suyunu ele geçirebilmek için Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmıştır.

Kocaeli ve Ülke kamuoyunun takip ettiği gibi Yuvacık Barajı ne bugün nede gelecekte Kocaelinin artan su ihtiyacını karşılamayacaktır. İklim değişikliği, erozyon, orman talanı, gibi etkenler gözönüne alındığında bölgemizdeki yerel su kaynaklarının derhal ve gecikmeksizin devreye sokulması gerekmektedir.


Hereke Halkı İSU genel müdürü İlhan Bayram'dan Ulupınar suyunun arıtılarak daha ucuz bir fiyatla Hereke Halkına dağıtılmasını talep etmektedir. Yuvacık barajının açıklarını kapatmak için fahiş fiyatla Yuvacık suyu dayatma mantığından bir an evvel vazgeçilmelidir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyeler kanununun 7. maddesi gereği bu sorumluluk İSU 'ya aittir. Kamulaştırma dahil her türlü hukuki ve idari işlem geciktirilmeksizin başlatılmalıdır. Aksi halde hukuki sorumluluk İSU ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığına aittir.

Hereke Çevre Derneği, Herekenin tek su kaynağı olan Ulupınar suyunun Hereke Halkına dağıtılması için her türlü hukuki ve demokratik süreci kullanarak konunun takipçisi olacaktır.

Basının ve Kamuoyunun bilgisine sunulur.

HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ
YÖNETİM KURULU






BASINA VE KAMUOYUNA,

Hereke sahillerinin işgal sürecine Danıştay 6. Dairesince dur denilmiş, Hereke Halkı lehine tarihi bir fırsat yakalanmıştır. Ancak; Nuh Çimentoya ait 198 metre ve 145 metrelik ek rıhtımlara ilişkin Danıştay 6. Dairesinin 22/11/2005 günlü yürütmeyi durdurma kararı aradan geçen koskoca bir yıla rağmen hiç uygulanmamıştır.

Hereke Çevre Derneği olarak bu zamana dek sözlü ve yazılı uyarılarımıza rağmen Danıştay kararını ihlal etmekte direten Nuh Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Atalay Şahinoğlu hakkında ve Danıştay kararını uygulanması yönünde üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemiş olması nedeniyle Hereke Belediye Başkanı Esener Macıl hakkında adli sürec tarafımızdan başlatılmıştır. Her iki şahıs hakkında Kocaeli Körfez Cumhuriyet Başsavcılığına 25.12.2006 tarihinde suç duyurusunda bulunulmuştur.

HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ
YÖNETİM KURULU